Author Archive

Polonya macerasının ardından dönüş yolculuğumda tekrar Berlin’e uğradım. Berlin – Varşova ekspresi sayesinde 2 saat 45 dakikada Poznan Glowny istasyonundan Berlin Hauptbahnhof istasyonuna ulaştım. Berlinde ulaşım ağı oldukça iyi; S-Bahn, U-Bahn ve Regional Bahn gibi ulaşım alternatifleri var. Tren istasyonlarındaki dokunmatik kiosklardan tek seferlik veya günlük bilet alınabiliyor. Ayrıca kiosklardaki yol tarifi özelliği ile kaybolmak çok zor, gideceğiniz istasyonun adını yazdığınızda hangi perondan hangi trene binmeniz gerektiği, varsa nerelerde aktarma yapacağınız ve sefer süreleri ile ilgili bilgiler ekrana geliyor, ayrıca dil seçeneklerinde Türkçe de var. Bu arada Berlin’de çok fazla Türk ile karşılaştım, özellikle Kreuzberg civarında herşey Türkçe: Beko, Ziraat Bankası, İş Bankası, Türk Restoranları… Sadece Türkçe konuşarak bile bir çok yeri gezmek mümkün.

İstanbul’da olduğu gibi Berlin’de de üstü açık şehir turu otobüsleri var. Günlük veya iki günlük bilet alınarak istenilen durakta inilip istenilen durakta 15 dakikada bir hareket eden otobüslerden herhangi birine tekrar binilebiliyor. Otobüsler Hauptbahnhof tren istasyonunun yakınından da geçiyor ancak başlangıç noktası Kurfürstendamm. 20 duraklı şehir turunda Potsdamer Platz, Alexanderplatz, Unter den Linden, Tiergarten civarında rehber eşliğinde gezmek ve Televizyon kulesi, Berlin Katedrali, Brandenburg Kapısı, Parlamento Binası ve Bellevue Sarayı gibi bir çok meşhur yapıyı görmek mümkün.

Her ne kadar Varşova hakkındaki yorumlar pek iyi olmasa da, Polonya’ya gitmişken başkentini görmeden gelmek olmaz diye düşünüp haftasonu etkinliğine katılmak üzere trene atladım. Varşova’nın Krakow kadar beğenilmemesinin sebebi muhtemelen eski yapıların çoğunun orijinal olmaması. İkinci Dünya Savaşı’nda neredeyse tamamen yerle bir edilen eski yerleşim bölgesi (Stare Miasto/Old Town) eski resim ve  fotoğraflardan faydalanılarak yeniden inşa edilmiş.

Yapılar taklit de olsa Old Town, Varşova’daki en görülmeye değer yerlerden biri. Şehirde genel olarak bir sanat kokusu var; ressamlar, müzisyenler… Sokaklarda klasik müzik icra eden müzisyenlere rastlamak mümkün. Özellikle Chopin oldukça seviliyor; Łazienki parkında Chopin’in heykelinin olduğu alanda şu sıralar her pazar konser veriliyor. Ayrıca Łazienki sarayı ve parkı Varşova’da görülmesi gereken mekanlar arasında diyebilirim.

Tarihi müzelere meraklıysanız Warsaw Rising Museum ziyaret edebileceğiniz mekanlardan biri. Call of Duty oyununu oynamışlığınız varsa silahlar ve kostümler oldukça tanıdık gelecektir.  Müzede İkinci Dünya Savaşı’ndan kalma silah, kıyafet v.s. eşyaların yanısıra bir de Varşova’nın savaş sonrası halinin simülasyonunun gösterildiği 3 boyutlu sinema odası bulunuyor.

Varşova’da en çok dikkat çeken yapılardan biri de Polonya’nın en yüksek binası olan kültür ve bilim sarayı (Palace of Culture and Science/Pałac Kultury i Nauki). Binanın terasından Varşova manzarası seyredilebiliyor.

Warsaw University Library

Varşova Üniversitesi’nin kütüphanesi de görülebilecek mekanlardan biri. Özellikle çatıdaki bahçe gerçekten görülmeye değer. Bahçenin Vistula nehri ve Świętokrzyski köprüsü ile güzel bir Varşova manzarası var.

Polonya’daki stajımın son haftasında bilim günü isimli etkinlikte küçük çocuklar için sergilenmek üzere kamera kontrollü küçük bir oyun geliştirdim. Oyunu kullanıcı etkileşimi ve oyun mantığı olmak üzere iki bölümde inceleyebiliriz.

Kullanıcı Etkileşimi
Oyun kontrolünün farklı renklerde başlıklar giyen oyuncuların kuş bakışı bir kameradan alınan görüntüleri aracılığıyla sağlanması amaçlanmaktadır. Ancak test aşamasında kullanım kolaylığı nedeniyle normal kamera ve kullanıcıları temsilen renkli işaretçiler kullanılmıştır.

Her kullanıcı için bir renk aralığı tanımlanmakta ve bu aralığa göre eşikleme uygulanmaktadır. Elde edilen görüntünün ağırlık merkezi bulunarak kullanıcının konumu belirlenmektedir. Ağırlık merkezinin x ve y koordinat değerleri görüntü momentleri kullanılarak bulunabilir. Aşağıdaki formülde I(x,y) görüntünün (x,y) koordinatlarına karşılık gelen piksel değerini ifade etmektedir.

Position(x) = M10/M00
Position(y) = M01/M00

Oyun Mantığı
Oyunda kullanıcılar, oyun nesneleri ve bunların ilişkileri aşağıdaki oyun kuralları çerçevesinde tasarlanmıştır:
(1) Her oyuncu yalnızca kendi rengindeki bayrakları alabilir ve her bayrak için bir puan değeri oyun başlangıcında tanımlanabilmektedir. (2) Bomba ikonu bütün kullanıcılar tarafından alınabilmektedir ve alınması durumunda bütün diğer oyuncular kurulum sırasında tanımlanmış değer kadar puan kaybetmektedirler. (3) Her nesne için belirli bir zaman aşımı bulunmaktadır ve hiçbir oyuncu tarafından yakalanmayan nesneler tanımlanan süre sonunda kaybolmaktadır.

Bu arada telif hakları problem olmasın diye oyun grafiklerini de kendim tasarladım. :)

 

Poznan için derli toplu ve meşhur yerlerin birbirine yakın olduğu küçük sayılabilecek bir şehir diyebilirim, yürüyerek veya tramvay kullanarak çoğu yeri gezebilirsiniz. Gezilebilecek yerler ile ilgili kendi listemi çektiğim fotoğraflar ile birlikte paylaşmak istedim.

Stary_Rynek_panorama.jpg

Stary Rynek (Eski Market Meydanı)
Renkli evleri, taş döşeli meydanı, fıskiyeleri ve orta çağ mimarisi ile eski market meydanı Poznan’da ilk görülmesi gereken yerlerden biri. Meydanda St. John Nepomucene heykeli, Neptün, Mars ve Apollo’nun fıskiyeleri dikkat çekiyor. Merkezdeki tarihi şehir salon binasında (Ratusz) her gün öğlen saatinde şehrin sembolü olan mekanik keçiler ortaya çıkıyor. Meydanın gece manzarası da oldukça güzel.

Stary_Rynek.jpg Stary_Rynek4.jpg Stary_Rynek2.jpg stary_rynek5.jpg

Katedra
St. Peter ve St. Paul Katedrali (kısaca Katedra diyorlar) Polonya’nın en eski kiliselerinden biri. 10. yüzyılın ikinci yarısında yapılmış olan katedral şehir merkezinin kuzeydoğusunda iki nehir arasında Tumski adasında yer alıyor.

katedra.jpg katedra3.jpg katedra6.jpg katedra7.jpg

Stary Browar
Tarihi 1800′lü yıllarda kurulan malt fabrikasına uzanan Stary Browar, birkaç yıl önce Uluslararası Alışveriş Merkezleri Kurulu tarafından “Avrupa’nın en iyi alışveriş merkezi” ödülüne layık görülmüş. Eski market meydanına yürüyerek 10dk uzaklıkta olan Stary Browar göz kamaştırıcı mimarisi ile dikkat çekiyor.

Stary_Browar_Panorama.jpg Stary_Browar2.jpg stary_browar_inside.jpg

Devamını Oku »

PSNC’deki 3. haftamın sonunda tamamladığım bu proje ile kamera görüş alanı içerisinde hareket eden öğelerin tespit edilmesi ve her ögenin kendi tanımlayıcı numarası ile takip edilmesi sağlanıyor. Bir önceki projemde olduğu gibi bu uygulamayı da Java ile OpenCV kütüphanesi arasında bir köprü niteliğinde olan JavaCV sarmalayıcısını kullanarak geliştirdim. Projenin temel işleyiş biçimini aşağıdaki başlıklar altında özetleyebiliriz.

Mevcut anlık görüntü içerisinde nesne bulma (Blob Detection)
Anlık görüntü içerisinde hareket eden cisimlerin bulunması için uygulanan yöntemler;
Mixture of Gaussians yaklaşımı ile dinamik arkaplan çıkarımı,
Elde edilen görüntünün eşikleme uygulanarak binary görüntüye dönüştürülmesi,
Biçimsel işlemler ile gürültünün giderilmesi ve nesne içi kopuklukların kapatılması,
Bağlı bileşenlerin bulunması ve çevreleyen dikdörtgenlerin elde edilmesi şeklinde özetlenebilir.

Bulunan nesnelerin bir önceki anlık görüntü ile ilişkilendirilmesi
Videonun ardışık çerçevelerinde aynı nesnelerin birbirleriyle ilişkilendirilmesini sağlamak için temel olarak aşağıdaki adımlar uygulanmıştır;
Bir önceki görüntüdeki nesnelerin mevcut nesnelere koordinat uzaklıklarının bulunması,
Görüntünün RGB renk uzayından HSV uzayına dönüştürülmesi ve nesnelerin Hue-Saturation histogramlarının elde edilmesi,
Histogramların normalizasyonu ve birbirine olan uzaklıklarının bulunması,
Ardisik iki görüntüdeki nesnelerin koordinat ve histogram uzaklıklarının karşılaştırılması,
Mesafe ve renk olarak en yakın olan nesnelerin uzaklığı belirli bir değerin altındaysa nesne tanımlayıcılarının (ID) eşleştirilmesi, değilse nesneye yeni ID atanması.

Çerçeveler arası süreksizlik probleminin çözümü
Anlık çerçevede bir nesne kaybolduğunda nesnenin önceki çerçevelerdeki hareketi göz önünde bulundurularak lineer regresyon ile yeni konumu hesaplanmaktadır. Nesnenin gerçekten kaybolmuş olabileceği durumunu da ele alabilmek için hesaplanarak konumu tahmin edilen nesneler hayalet nesne olarak işaretlenmekte ve ardisik çerçeve sayısı cinsinden bir ömür atanmaktadır. İlerileyen çerçevelerde nesne tekrar tespit edilirse yakalanmakta ve gerçek nesne olarak işaretlenmekte, ömrü bitene kadar tespit edilemezse silinmektedir. Bir nesnenin kisa bir sure icin kaybolmasi sorun oldugu gibi, genellikle görüntüdeki küçük hareketliliklerden kaynaklanan (örneğin ağaçların rüzgarla hareket etmesi) kisa sureli istenmeyen nesnelerin ortaya çıkması da problem olmaktadir. Bu sorun da benzer şekilde her nesneye bir yaşam süresi atanması ve belirli bir süreden daha uzun süre varlığını sürdürmeyen nesnelerin silinmesi ile çözülmüştür.

7,5 Saatlik uzun bir tren yolculuğunun ardından Krakow’a ulaştık. Normalde trenlerde boş koltuk bulmak bile zorken boş kompartıman bulabilmemiz oldukça güzel oldu. :) Poznan’daki stajyer arkadaşlarla birlikte, dünyanın dört bir yanından gelen 150 civarı öğrecinin katılımı ile gerçekleşen 8. IAESTE Orta Avrupa Buluşmasının katılımcıları arasındaydık.

Krakow’da dolaşmaya başladığımız andan itibaren heryerde şehrin sembolü olan ejder figürleri dikkatimizi çekiyor. Meşhur Wawel Kalesinin önünde de 5 dakikada bir ağzından ateş püskürten bir ejder heykeli var. Gotik bir mimariye sahip Wawel Kalesi Krakow’da mutlaka görülmesi gereken mekanlardan biri. Polonya’nın şehirlerinde genellikle şehir meydanı diyebileceğimiz Rynek Główny adında eski market alanları var. Krakow’un eski şehir (Stare Miasto/Old Town) bölgesinde yer alan meydan oldukça ünlü ve görülmeye değer. St. Mary Kilisesi (Kościół Mariacki) ahşap oymaları ve gotik mimarisi ile bu meydandaki dikkat çeken yapılardan biri. Polonya’nın en uzun nehri olan Vistül Nehri (Wisła) de şehrin içinden geçiyor. Özellikle havanın açık olduğu zamanlar şehre ayrı bir güzellik katıyor.

Akşama doğru Krakow’a tren ile yaklaşık 45dk mesafede olan Bochnia’daki meşhur tuz madenine gittik. Asansörle 200-250 metre yerin altına indikten sonra yer altı treni ile meşhur yeraltı kilisesinin bulunduğu alana geldik. Madenin turizme açık olan bölümlerini gezdikten ve yeraltı sularında kano turuna katıldıktan sonra madendeki restoranda yemek yedik. Tuz madenini restoran, basketbol sahası, yer altı gece kulübü ve yatakhaneler ile adeta yer altı turizm kompleksine çevirmişler. Yatakhaneden kastettiğim artık kullanılmayan tarihi bir yatakhane değil. Evet, tuz madeninde yerin 250 metre altında uyuduk. Çılgınca görünse de pek konforlu bir gece olduğunu söyleyemem, 150 kişi aynı odada kaldık ve yatakhane yer altı diskonun hemen yanındaydı. Gece saat 5′e kadar dinmeyen müzik, aşırı sarhoş olan bazı katılımcıların davranışları ve burada açıklamak istemediğim bazı rahatsız edici davranışlar eşliğinde uyumak pek de mümkün değildi. Sabah günyüzüne çıktığımızda rahat bir nefes aldım. :) Tuz madenini gezmek güzel bir fikirdi ama madende sabahlamak için aynı şeyi söyleyemeyeceğim. Madende 16 saat geçirildiğinde gezi eğlenceden çok eziyete dönüşebiliyor.

Ertesi gün Krakow’a geri döndük ve eski şehir (Stare Miasto w Krakowie) civarlarında bu sefer gruptan ayrı, Poznan’dan arkadaşlarla birlikte gezdik. Akşam Poznan’a dönüşte şansımıza yeni trenlerden biri denk geldi, hızlı tren değildi ama hızlı gidebilen bir trendi, göstergelere göre saatteki hızımız 90 – 160 km/s arasında değişiyordu. Gidiş-dönüş tren bileti yaklaşık 55 liraya maloldu. Ayrıca Krakow gezisi Polonya’daki en ucuz seyahatim oldu diyebilirim, çünkü IAESTE AGH Krakow’un yaptığı çekilişte geziye ücretsiz katılma hakkı kazandım, Krakow’a ulaşım dışında herşey ücretsizdi. :)

Dolu dolu bir haftayı daha geride bıraktık. :) Her gün mini aktivitelerimiz oluyor genelde, salı günü Poznan’ın ormanvari alanlarına paintball oynamaya gittik, sanırım oyunu sivrisinekler kazandı,  hiç vurulmadan hepimizi ısırmayı başardılar. :) Perşembe günleri resmi olmayan barbekü günümüz gibi oldu, haftasonları ise genelde şehirdışı etkinlikler oluyor. Bu haftasonu Polonya’nın Baltık denizi kıyısındaki şehri Gdańsk’taydık. Gdansk taş döşeli sokakları, ortaçağ mimarisini yansıtan binaları, şehrin içinden geçen Motlawa nehri ve Baltık denizi ile oldukça güzel bir şehir.

Gdansk maceramız ‘Korsan Günü’ ismindeki plaj oyunları ile başladı, lastik köprüde yürüme, hazine avı, dinamit (tabiki gerçek değil) taşıma gibi oyunlardan sonra kendimizi barbekünün başında bulduk. Gerçi ben vejeteryan takıldım bu sefer tavuk veya balık yoktu mantar, mısır, patates falan vardı. Akşam şehir turu eşliğinde otobüs partisi vardı, hareket halinde oldukça ilginç bir partiydi. :)

Pazar günü Motlawa gölünde kano ile neredeyse bütün şehri dolaştık. Sanırım 2 saatten fazla sürdü, bir an kaybolduk sanmıştım. :) Öğleden sonra şehir turu yaptık, şehir merkezinde dünyanın tuğladan yapılmış en büyük kilisesi olan Meryem Ana Katedrali’ne çıkarak şehir manzarası seyredilebiliyor.

Pazar gecesi trenle Poznan’a geri döndük. Polonya’da en popüler şehirlerarası ulaşım aracı trenler sanırsam. Pek konforlu oldukları söylenemez ancak oldukça ucuzlar. Biletlerde koltuk numarası yok, erken gelen oturuyor. Dönüşte boş bir kompartıman bulabildiğimiz için şanslı sayılırız. :)

Stajımın ilk haftasında Java ve (JavaCV sarmalayıcısı ile) OpenCv kullanarak geliştirdiğim bir çeşit görü tabanlı izleme sistemi olan bu proje ile otopark alanına bakan bir kameradan alınan görüntüler işlenerek park alanında kaç araç bulunduğu, hangi alanların boş hangilerinin dolu olduğu gibi bilgiler kamera görüntüsü üzerinde görüntülenebiliyor.

Sistemin işleyişi oldukça basit, genel adımları aşağıdaki gibi özetleyebilirim:

Devamını Oku »

Arşivler
Meta