Author Archive
Dolu dolu bir haftayı daha geride bıraktık.
Her gün mini aktivitelerimiz oluyor genelde, salı günü Poznan’ın ormanvari alanlarına paintball oynamaya gittik, sanırım oyunu sivrisinekler kazandı, hiç vurulmadan hepimizi ısırmayı başardılar.
Perşembe günleri resmi olmayan barbekü günümüz gibi oldu, haftasonları ise genelde şehirdışı etkinlikler oluyor. Bu haftasonu Polonya’nın Baltık denizi kıyısındaki şehri Gdańsk’taydık. Gdansk taş döşeli sokakları, ortaçağ mimarisini yansıtan binaları, şehrin içinden geçen Motlawa nehri ve Baltık denizi ile oldukça güzel bir şehir.

Gdansk maceramız ‘Korsan Günü’ ismindeki plaj oyunları ile başladı, lastik köprüde yürüme, hazine avı, dinamit (tabiki gerçek değil) taşıma gibi oyunlardan sonra kendimizi barbekünün başında bulduk. Gerçi ben vejeteryan takıldım bu sefer tavuk veya balık yoktu mantar, mısır, patates falan vardı. Akşam şehir turu eşliğinde otobüs partisi vardı, hareket halinde oldukça ilginç bir partiydi.
Pazar günü Motlawa gölünde kano ile neredeyse bütün şehri dolaştık. Sanırım 2 saatten fazla sürdü, bir an kaybolduk sanmıştım.
Öğleden sonra şehir turu yaptık, şehir merkezinde dünyanın tuğladan yapılmış en büyük kilisesi olan Meryem Ana Katedrali’ne çıkarak şehir manzarası seyredilebiliyor.
Pazar gecesi trenle Poznan’a geri döndük. Polonya’da en popüler şehirlerarası ulaşım aracı trenler sanırsam. Pek konforlu oldukları söylenemez ancak oldukça ucuzlar. Biletlerde koltuk numarası yok, erken gelen oturuyor. Dönüşte boş bir kompartıman bulabildiğimiz için şanslı sayılırız.
Stajımın ilk haftasında Java ve (JavaCV sarmalayıcısı ile) OpenCv kullanarak geliştirdiğim bir çeşit görü tabanlı izleme sistemi olan bu proje ile otopark alanına bakan bir kameradan alınan görüntüler işlenerek park alanında kaç araç bulunduğu, hangi alanların boş hangilerinin dolu olduğu gibi bilgiler kamera görüntüsü üzerinde görüntülenebiliyor.
Sistemin işleyişi oldukça basit, genel adımları aşağıdaki gibi özetleyebilirim:
Polonya’daki ilk haftamın ardından blog yazmak için sonunda bir fırsat buldum.
Öncelikle yolculuğumdan bahsetmek istiyorum. İstanbul’dan Poznan’a doğrudan uçuş yok, aktarmalı uçuşlar da oldukça pahalı. Google Maps üzerinden de görebileceğimiz gibi Berlin Poznan’a oldukça yakın. İstanbul Sabiha Gökçen’den Berlin Schönefeld havaalanına uçup sonra Berlin – Varşova ekspresi ile Poznan’a geçmek en mantıklı çözüm oldu diyebilirim. Tren biletleri bahn.de adresinden önceden yaklaşık 29€’ya alınabiliyor. Berlin Schönefeld tren istasyonundan Ostbahnhof istasyonuna gitmem ve oradan Varşova ekspresi ile Poznan’a ulaşmam toplamda 3 saat sürmedi.
Poznan’daki ilk günümden itibaren hareketli bir staj dönemine adımımı attım. Burada bütün diğer yabancı stajyerler ile birlikte Poznan Teknoloji Üniversitesinin yurtlarında kalıyoruz. Polonya’da staj değişim kulübü (IAESTE) oldukça aktif. İlk günden itibaren yurda kayıt, aylık toplu taşım bileti alımı, para değişimi gibi konularda oldukça yardımcı oldular. Her gün bir etkinlik oluyor genelde, şimdiye kadar hiçbir günüm boş geçmedi.

Çalışmaya başlamadan önce açıkçası bu stajdan teknik bir beklentim yoktu, ancak teknik açıdan da önceki stajlarımdan daha iyi olduğunu söyleyebilirim. Poznan Supercomputing and Networking Center isimli bir araştırma kurumunda görüntü tabanlı izleme sistemleri çalışıyorum. İlk iki haftada tamamlanmak üzere kamera tabanlı bir araç park yeri izleme sistemi geliştirmemi istediler, ilk haftadan bitirdim projeyi, önümüzdeki haftalardan itibaren daha büyük projelerin içinde yer alacağım. İş arkadaşlarım oldukça arkadaş canlısı, yetenekli ve ileri seviyede İngilizce konuşabilen insanlar, teknik problemleri çözmemde oldukça yardımcı oldular. Staja kabul sürecinden de biraz bahsedecek olursam temelde iki aşamada gerçekleşti. Öncelikle IAESTE YTÜ tarafından İngilizce sınavı, not ortalaması ve etkinlik puanı gibi faktörler göz önünde bulundurularak aday gösterildim ve CV, niyet mektubu, transkript, İngilizce belgesi v.s. dökümanlardan oluşan bir pdf dosyasını IAESTE Poznan’a gönderdim, sonrasında şirket ile skype üzerinden teknik mülakat oldu ve kabul edildim. İşyerim oldukça güzel bir yerde, iç açıcı bir manzarası var.
Sanırım kuzeyde olduğumuz için burada günler epey uzun, gece karanlığı yaklaşık 5 saat sürüyor. İş çıkışında gezmek için epey vaktim oluyor. Poznan’daki ikinci günümde Malta gölünün kıyısında Poznan Filharmonik Semfoni Orkestrasının konseri vardı, sonraki gün Malta Festivali’nde Manu Chao konseri… Şu sıralar şehir baya hareketli diyebilirim.
Buranın geceleri de en az gündüzleri kadar hareketli. Küçük bir şehir olmasına rağmen çok sayıda gece kulübü var. Alkol tüketimi oldukça fazla, ama alkolsüz de eğlenmek mümkün.
Yurttaki arkadaşlar da oldukça arkadaş canlısı insanlar, Brezilya, Hırvatistan, İspanya, Hindistan, Ukrayna gibi çeşitli ülkelerden gelen stajyer öğrenciler ve Poznan Teknoloji Üniversitesi’nde okuyan Polonyalı öğrenciler var. Çoğunun İngilizcesi oldukça iyi, benim için oldukça güzel bir pratik fırsatı oldu. Gündüzleri fırsat buldukça şehir turu, kampüste barbekü ve bahçede futbol gibi mini aktiviteler gerçekleştiriyoruz.
Poznan hakkında genel izlenimlerimi paylaşacak olursam sevimli bir şehir diyebilirim. Oldukça yeşil bir kent ve güzel gölleri var. Fazla kalabalık değil, ferah, tramvayda oturacak yer bile bulabiliyorum. Şu sıralar hava da çok güzel, ne sıcak ne soğuk ortalama 24 derece diyebilirim. Fiyatlar İstanbul ile aşağı yukarı aynı tahminimce %20 civarı daha ucuz, ayrıca birçok yerde öğrencilere indirim uygulanıyor. Staj için verilen maaş barınma, yeme içme ve eğlence giderlerini karşılayacak seviyede.
Fırsat buldukça yazmaya devam etmeyi düşünüyorum. Şimdilik bu kadar.
İşaret dilinin bir alt kümesi olan parmak alfabesi ile ifade etme, özellikle özel isimleri ifade edebilmek veya anlaşılmayan kelimeleri netleştirmek için kullanılan, her harfin bir işaret ile temsil edildiği bir ifade etme yöntemidir. Türk İşaret Dili parmak alfabesinde çeşitli harf imlerinin ve karmaşık el şekillerinin varlığı, kamera tabanlı bir otomatik algılama sisteminin geliştirilmesini zorlaştırmaktadır.
Bu projede, Türkçe parmak alfabesinde benzer karakterlerin ayırt edilmesini kolaylaştıracak en etkili özelliklerin çıkarılmasına yönelik bir otomatik parmak alfabesi algılama sistemi geliştirilmiştir. Bu çalışmada temel olarak Histograms of Oriented Gradients (HOG) yöntemi ile özellik çıkarımı ve Principal Component Analysis (PCA) yöntemi ile özellik azaltma üzerine kurulu bir yaklaşım öne sürülmüştür. Özellik çıkarımında el şekillerinin dış izdüşümünün kullanılması yerine görüntülerin gri seviyesindeki iç özelliklerin kullanılması sistemin ayırt edicilik başarımını artırmaktadır. Sınama amaçlı kullanılan veri seti 4 farklı işaretçiden alınmış olan 493 parmak harfi görüntüsünden oluşmaktadır ve sınama sonuçlarında %99.39 ortalama sınıflama başarısı elde edilmiştir.
Projenin videosuna aşağıdaki youtube bağlantısından ulaşabilirsiniz:
Bitirme tezimin kısaltılmış web sürümüne aşağıdaki scribd bağlantısından ulaşabilirsiniz:
[Web edition of the B.Sc. thesis]
Konu ile ilgili bildirimi aşağıdaki bağlantıdan indirebilirsiniz:
F. Işıkdoğan and S. Albayrak, “Automatic Recognition of Turkish Fingerspelling”, Proceedings of International Symposium on INnovations in Intelligent SysTems and Applications (INISTA 2011), pp. 264-267, June 15-18, 2011, Istanbul, Turkey [IEEE Xplore Link][PDF Download]
Bu küçük oyunda akademik kariyerin çeşitli aşamalarında önemli bir yere sahip olan tez savunması oturumlarına mizahi bir yaklaşımda bulunmaya çalıştım.
Oyunda kontrol edilen mezuniyet durumundaki öğrenci, tezi hakkındaki soru yağmuruna cevap yetiştirmeye çalışıyor ve tez savunması sırasındaki performansına göre bir harf notu alıyor.
Başarı oranı öğrenci sorulara zamanında ve isabetli cevaplar verdiğinde yükseliyor, cevaplanamayan soru olduğunda veya isabetsiz cevap verildiğinde ise düşüyor. Sorular bittiğinde oturum sona eriyor ve öğrencinin notu kesinleşiyor.
Oyunu aşağıdaki linkten ücretsiz olarak oynayabilirsiniz:
[ Hemen Oyna: DefendYourThesis! ]
Bu arada arka plan müziği de kendi parçalarımdan biri, parçanın tamamını aşağıdaki MySpace bağlantısından dinleyebilirsiniz:

Bu sene Microsoft İstanbul ofisinde gerçekleştirilen 2. Bilgisayar Bilimleri Öğrenci Çalıştayında (2nd Computer Science Student Workshop) “Automatic Recognition of Turkish Fingerspelling” başlıklı poster sunumum ile en iyi poster sunumu ödülünü aldım.
Bütün katılımcılara teşekkür ederim.
Bizim de çizgi izleyen bir robotumuz oldu. Çok yenilikçi bir çalışma olduğu söylenemez ama uğraşması oldukça zevkli.
Gerçek zamanlı sistemler dersinin projesi olarak 3 kişilik bir ekip ile 4 günde geliştirdiğimiz bu robotun teknik detaylarını ve videosunu yazının devamında inceleyebilirsiniz.
Geliştirilen robot, beyaz zemin üzerindeki siyah çizgiyi IR yansımaya dayalı algılayıcıları ile algılamakta ve çizginin oluşturduğu yol üzerinde ilerlemektedir. Yazının devamında robotun kullandığı karar yöntemleri, robotun tasarımı, karşılaşılan problemler ve çözümlerine yer verilmiştir.
Kullanılan Malzemeler:
İçerik tabanlı görüntü erişim teknikleri, genellikle geniş görüntü veritabanlarında istenilen özelliklerde sayısal görüntü aramakta kullanılmaktadır. Görüntü erişiminde renk, doku, şekil vb. özelliklerden faydalanılabilmektedir. İçerik tabanlı görüntü erişiminin basit bir uygulaması olan ‘GörüntüBul’ ile seçilen bir görüntünün renk özelliklerine bakılarak benzer görüntüler belirtilen dizinler altında aranabilmektedir.
Yapılan her aramada, belirtilen dizin altındaki bütün görüntülerin tekrar tekrar işlenmemesi için, seçilen her dizin için bir kez olmak üzere ‘Sistemi Eğit’ sekmesi altında özellik dosyası oluşturulması gerekmektedir. Daha sonra bu dosya kullanılarak ‘Sistemi Sına’ sekmesinden istenilen görüntü ile arama yapılabilmektedir.
Görüntü arşivi içerisinde, seçilen bir görüntüye benzer görüntüleri bulmakta kullanılabilecek bu uygulamayı aşağıdaki linkten ücretsiz indirebilirsiniz:
[GörüntüBul v0.1] (0,8 MB)
Uygulamanın temel çalışma mantığını ve kaynak kodlarını yazının devamında inceleyebilirsiniz.
