Dünya ilginç bir yer. Sürekli yeni canlılar doğuyor, birçok canlının yaşamı sona eriyor, ama yeryüzünde canlılık sürekliliğini koruyor. Monera alemindeki canlılardan insanlara kadar bütün canlılar nesillerini devam ettirme çabası içindeler. Canlı olup olmadığı tartışılan virüsler bile nesillerini devam ettirmek için çabalıyorlar. Gelişmiş bir beyne, kompleks bir sinir sistemine ve hatta sinir düğümlerine bile sahip olmayan bu canlıların ne gibi bir yaşam felsefesi olabilir… Canlılar yaşamlarını ve nesillerini devam ettirmek için başka canlıları yok ediyorlar.  Virüsler bakterileri, aslanlar ceylanları…

İnsanları yiyen bir canlı ilk bakışta yok gibi görünüyor. Açlık, hastalıklar gibi etkenler bir yana insanlar birbirlerini yiyorlar. Diğer canlılar kendi türünü devam ettirmeye çalışırken insanlar yalnızca kendi ırkını, kendi menfaatlerini devam ettirmenin peşindeler. İnsanlar, doğduklarında kendini içinde buldukları ırkın üstün olması için savaşıyorlar. Irk nedir ki; yakın coğrafya içinde yaşayan insanların benzer kalıtsal şifrelere sahip olması… Ne yazık ki birçok millet ırkını üstün tutmayı vatan sevgisi sanıyor. Vatan sevgisi, millet sevgisidir. Millet sevgisi ise insan sevgisidir. Tüm dünya bu insan sevgisine sahip olsaydı eminim hiç savaş olmazdı. Savaş insanlardaki hayvansal bir içgüdü olmalı… Gelişmiş bir sinir sistemimiz ve beynimiz olmasına rağmen bu içgüdümüzü bir türlü yenemiyoruz. Aslında tek ihtiyacımız olan empati ve insan sevgisi…

Saldırmanın, başkasının hakkını gasp etmenin kötü olduğunu insanlar da devletler de bilir. Hiçbir ülkede ‘saldırı sanayii’, ‘saldırı güçleri’, ‘saldırı bakanlığı’ v.s. gibi birimler yoktur. O halde saldıran kim?! Herkes savunma yapıyor, huzur ortamı sağlamaya çalışıyorsa kim saldırıyor peki?!

23 Nisanda, dünyanın dört bir yanından çocuklar bir araya gelip dünya barışını temsil ediyorlar. Zaten barış deyince aklımıza öncelikli olarak çocuklar gelir. İnsan öldürenlerin annelerinin karnından büyük doğduğu, hiçbir zaman çocuk olmadığı gibi bir izlenim vardır. Nedir o masum çocukları şiddete sevk eden, büyüdüklerinde onları bir katil yapabilen… Neyse konu aldı başını gidiyor; canlıların çeşitliği, besin zinciri ile başladık konu nereye geldi. Devam edecek olursak televizyonda şiddet ve başarısızlık psikolojisi gibi birçok öğe konuya dahil olacak. Son olarak, dünya insan olsun, dünya kardeş olsun diyorum…

Furkan Işıkdoğan

Yorumlar (0)Add Comment

Yorum Yazın
Küçült | Büyüt

security code
Lütfen resimdeki güvenlik kodunu girin


busy